
| Pzt - C.tesi: | 09.00 - 18.00 |
| Cumartesi: | 09.00 - 16.00 |
| Pazar: | Kapalı |








Varis cerrahisi, bacak toplardamarlarında gelişen genişleme, kapak yetmezliği ve kanın geriye kaçması sonucu oluşan varislerin tedavi edilmesi için uygulanan damar cerrahisi yaklaşımlarını kapsar. Varis yalnızca estetik bir sorun değildir; uzun süre ayakta kalınca artan ağrı, yanma, kramp, şişlik, kaşıntı, bacaklarda ağırlık hissi ve ilerleyen dönemlerde cilt değişiklikleriyle yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilir. Prof. Dr. Hakkı Kazaz tarafından yapılan değerlendirmede amaç, sadece görünen damarları ortadan kaldırmak değil; varisin kaynağını belirleyerek hastaya en doğru, en güvenli ve en kalıcı tedavi planını oluşturmaktır.
Varis cerrahisi, her varis hastasına aynı şekilde uygulanmaz. Bazı hastalarda yaşam tarzı değişiklikleri ve varis çorabı yeterli olurken, bazı hastalarda damar içi kapatma işlemleri, köpük tedavisi, mini cerrahi girişimler veya klasik cerrahi yöntemler gerekebilir.
Varis cerrahisi şu durumlarda gündeme gelebilir:

Varis tedavisinde en kritik adım doğru tanıdır. Sadece dışarıdan görünen damarlara bakarak tedavi planlamak eksik kalabilir. Doppler ultrason, toplardamar sisteminde kaçak olup olmadığını, sorunun hangi damardan kaynaklandığını ve hangi tedavinin daha uygun olduğunu gösterir.
Doppler ultrason ile şu sorular yanıtlanır:
Bu nedenle modern varis cerrahisi, damar haritası çıkarılmadan planlanmamalıdır.
Günümüzde varis tedavisinde klasik büyük kesili ameliyatlar her hasta için ilk seçenek değildir. Damar yapısına göre daha konforlu ve daha hızlı iyileşme sağlayan yöntemler tercih edilebilir.
En sık kullanılan modern seçenekler:
Her yöntemin uygun olduğu hasta profili farklıdır. Bu nedenle “en iyi varis tedavisi” kişiye göre değişir.
Lazerle varis tedavisinde, sorunlu damarın içine ince bir kateter yerleştirilir ve lazer enerjisiyle damar kontrollü şekilde kapatılır. Kan akımı sağlıklı damarlara yönlendirilir. Bu yöntem özellikle büyük yüzeyel toplardamarlarda kaçak bulunan hastalarda tercih edilebilir.
Lazerle varis tedavisinin öne çıkan avantajları:
Radyofrekans tedavisi, lazer yöntemine benzer şekilde damar içinden uygulanan bir kapatma işlemidir. Isı enerjisiyle sorunlu damar kapatılır ve varise neden olan basınç azaltılır.
Radyofrekans yöntemi özellikle şu hastalarda değerlendirilebilir:
İyileşme süreci uygulanan yönteme göre değişir. Endovenöz lazer, radyofrekans veya köpük tedavisi sonrası hastalar çoğu zaman kısa sürede günlük yaşama dönebilir. Klasik cerrahide ise toparlanma süresi daha uzun olabilir.
Tedavi sonrası dikkat edilmesi gerekenler:
Varis tedavisi sonrası aynı damarın kapatılması veya çıkarılmasıyla şikâyetler belirgin azalabilir. Ancak genetik yatkınlık, uzun süre ayakta çalışma, kilo artışı, gebelik, hareketsizlik ve yaşam tarzı faktörleri yeni varislerin oluşmasına neden olabilir.
Tekrar riskini azaltmak için:
Varis cerrahisinde başarı, yalnızca görünen damarların tedavi edilmesine değil, varisin kaynağının doğru bulunmasına bağlıdır. Prof. Dr. Hakkı Kazaz, kalp ve damar cerrahisi uzmanlığıyla hastanın damar yapısını, doppler ultrason bulgularını, şikâyetlerini ve yaşam tarzını birlikte değerlendirerek kişiye özel tedavi planı oluşturur.
Amaç; bacak ağrısını, şişliği ve estetik kaygıyı azaltırken, toplardamar sağlığını uzun vadede koruyacak güvenli bir yaklaşım sunmaktır.
Prof. Dr. Hakkı Kazaz, 30 yılı aşkın süredir kalp ve damar cerrahisinin en zorlu alanlarında dahi üstün başarıya ulaşmıştır.
| P.tesi-C.tesi: | 09.00 - 18.00 |
| Cumartesi: | 09.00 -16:00 |
| Pazar: | Kapalı |
Copyright 2025 Mavisions İzmir. Tüm hakları saklıdır.